457251

banner193

banner194

banner192

banner195

banner186

banner188

banner196

banner184
22 Ağustos 2019 Perşembe

Şehit ateşi Adıyaman'a düştü

ERBAKAN, DİKTİĞİ FİDANLARLA YENİ TÜRKİYE’NİN TEMELLERİNİ ATTI

Necmettin Erbakan’la ilgili çok şey söylenebilir; ancak onun görüşlerini benimsemeyenlerin dahi takdir ettiği vasfı, kendisinin mücadeleci karakteri ve çalışkanlığıdır.

11 Mart 2015 Çarşamba 08:31
ERBAKAN, DİKTİĞİ FİDANLARLA YENİ TÜRKİYE’NİN TEMELLERİNİ ATTI
banner198

Dört partisi rejim muhafızları tarafından kapatılan Erbakan, devletine küsmedi ve onu hiçbir zaman hasım ilan etmedi.

Mutedil mizacı belki de onun en farklı taraflarından biriydi.

Düzene savaş ilan etmek yerine, düzenin içinde kalıp düzeni değiştirmeyi bir siyasal ilke haline getiren Erbakan, rakiplerinin her türlü horlamasına rağmen inandığı doğruları savunmaktan geri durmadı.

Siyaset sahnesine çıktığı ilk günden beri topluma özgüven aşılayan ve imparatorluk pratiğine dikkat çeken Erbakan, sağlam teşkilatçılığıyla halkı sokak sokak, köy köy örgütledi.

 1969 seçimlerinde Konya bağımsız milletvekili olarak başladığı siyasi mücadelesinde dört başbakan, iki cumhurbaşkanı çıkardı.

Bitmez, tükenmez iyimserliği ve nüktedan tavrı, onun rakipleri tarafından dahi sevilmesine yol açtı.

Siyasal konularda kimi zaman milliyetçi, kimi zaman ümmetçi bir söylem tutturan Erbakan, uzun süre demokrasiyi istismar etmekle eleştirildi.

Erbakan mevcut düzeni elinin tersiyle iterek topluma yeni bir düzen ve yeni bir Türkiye hayali vaat etti.

İlk partisine Milli Nizam yani milli düzen ismini vererek düzen konusuna ne kadar önem verdiğini ve III. Selim’in yeni düzeninden bu yana devam eden silsileyi yakından izlediğini ortaya koydu.

Yapıcı ve mutedil tutumuyla nevi şahsına münhasır bir siyasetçi olan Necmettin Erbakan, 4 defa partisi kapatılmasına, yasaklanmasına, mahkum olmasına rağmen askerle ve devletle kavga etmeyerek kendisinden sonra gelenlerin önünü açtı.

Bir lider olarak Erbakan’ın en farklı yönlerinden biri bu ılımlı mizacıdır.

Sonsuz bir iyimserlik denizinde yol almaya çalışan Erbakan, bu tavrını kalıcı bir stratejinin parçası olarak görüyordu.

Tersinden bir okumayla “İslam demokrasiyle bağdaşır mı?” sorusuna bizzat hayatıyla cevap verdi.

Batının medeniyetini değil tekniğini almayı savunan ve tanzimat batıcılığını tenkit eden Necmettin Erbakan’ın, siyasal felsefesini en iyi ahlak ve kalkınma terimleri özetlemektedir.

Antiemperyalist bir siyasal dili olan Milli Görüş Hareketi, ağır sanayi hamlesiyle ulusal bir kalkınma mücadelesi vermeyi amaçlamaktaydı.

Savunma sanayi başta olmak üzere topyekun bir sanayileşme fikrine sahip olan Milli Görüş Hareketi bu söylemiyle bugün anadolu kaplanları olarak tanımlanan yeni bir sermaye sınıfı yaratmıştır.

Erbakan’ın söyleminin gücü ve fikirlerinin tutarlılığı onun talebelerinin geldiği noktada çok daha iyi görülecektir.

Süleyman Demirel, Turgut Özal gibi merkez sağda siyaset yapan arkadaşları ve aynı kuşakta olup merkez solda siyaset yapan Bülent Ecevit’in partilerinin ve izleyicilerinin durumu göz önüne alındığında Necmettin Erbakan'ın siyasal portresinin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Erbakan, Türkiye siyasetindeki fikirsizlik zaafına kapılmadan siyasal yürüyüşünü devam ettirirken türlü zorluklara rağmen tezlerinden vazgeçmemiştir.

Eski Türkiye’nin liderlerinden biri olan Necmettin Erbakan, diktiği fidanlarla yeni Türkiye’nin temellerini attı.

Uzun siyasi mücadelesinde çok sayıda başarı ve başarısızlık bulunan Hoca yılmadan mücadele etmesiyle öne çıktı.

Hareketini siyasal ve toplumsal bir okul haline getiren Erbakan, çevreden gelip merkeze yerleşen ve merkezi değiştiren bir liderdi.

banner187
Adıyaman Cihan Haber

    Yorumlar

banner199
banner202
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SAYFALAR
KARİKATÜR
ARŞİV